Aheiropiitos

Overview

Era: 
Bizans
Type: 
Tapinaklar yada Kiliseler
Culture: 
Hıristiyan anıt
Century: 
8th century
Latitude: 
40.634986
Longitude: 
22.947676

İsimlendirme – Tarihçe: Ahiropiitos tapınağı Egnatia caddesinin kuzeyinde Aya Sofya sokağında bulunuyorç M.S. 451 yılında Halkidona’da Selanik’i temsil eden piskopos Andreas’la bağdaştırılmış olan rahip Andreas’ın onuruna yapılmış olan ve günümüzede hala tapınak dış dehliz kemerinin iç kısmında duran yazıtlarda belirtildiği üzere, tapınağın içindeki mozaik süslemeler gibi kendisinin de, 5. Yüzyılın sonunda inşa edilmiştir. Bu tarihlendirmenin doğru olduğuna dair bir diğer ispat ise, tapınağın duvarlarında kullanılmış olan tuğlalardır. Bu tuğlalar Selanik surlarını yaparken kullanılanlarla aynıdır (M.S. 457/8). 14. Yüzyıla dek Panaya Theotokou adıyla bilinen bu kilisenin, ilk defa bir Bizans belgesinde Ahiropiitos veya Odigitria olarak adı geçiyor. Selaniğ’in Türkler tarafından ele geçirildikten sonra kilise cami dönüştürülüyor ve «Eski Cuma Camii» adını alıyor. 1930 yılında ise kilise tekrar hristiyanların eline geçiyor.

Mimari: Bu kilise dış dehlizli ve tabanlı üç nefli yunan vazilikasıdır. Günümüzde hala var olmaya devam eden parçaları ise yapının batı kısmındaki dış dehlizin bazı bölümleri ve doğu kısmındaki geçittir. Dıştan baktığımızda doğu kısmında büyük yarım yuvarlak kemeri olan dikdörtgen bir yapıdır. Güney tarafının ortasında, tapınağı şehrin en önemli yolu (Egnatia) ile bağlayan öngeçit bulunur. Tapınağın aynı kısmında vaptiz alanı vardır. Kuzey nefin doğu kenarında ise küçük bir Aya İrini kilisesi vardır. Kilisenin tavanı, özellikle ortası epey zarar görmüş. Bunu, tavanın ilk yapıldığı zamandan çok daha alçak olmasından ve bazı pencerelerin kırılmış olmasından rahatça anlayabiliriz. Tapınağın içi iki sütunla üç nefe ayrılır. Tapınağın içinde doğu kısmında doğu kemer ve liturjinin gerçekleştirildiği bölüm ve bugün olduğu gibi üç parcadan değil, aslında beş parcadan oluşan bir pencere vardı. Kilisenin batı kısmında dış dehliz ortadaki kubbeyle birleşir. Dış dehliz kuzeyinde zemine giden merdivenler vardır.

Mermer Süslemeleri: Kilisenin ihtişamı mermer süslemeler ile daha da artıyor. Prokonisio mermerden olan sütunlar ve orta kubbenin altındaki yerin süslemeleri ile diğer kubbelerin altındaki yeşil Thesalia mermerinden süslemeler günümüze kadar çok iyi halde korunmuşlar. Kilisenin karakteristik özelliği haline gelmiş olan ise, beyaz mermerden sütunlarıdır.

Duvar süslemeleri: Güney zemin, üç kubbenin iç kemerleri ve dış dehlizde kilisenin mozaik süslemelerini görebiliriz. Bu mozaiklerde resim edilen konu Hristiyan cennetinin bir anlatımıdır. Altın derinlikle çiçekler, yapraklar, üzüm bağları, taçlar, haçlar, kuşlar, kitaplar, balıklar v.b çizilmiştir. Güney kubbede sütunların üstünde bulunan mozaikler 13. Yüzyılın ortasında yapılmıştır ve Sevastia’nın Kırk Şehitlerini anlatırlar.